#46 Annesine teknoloji anlatmaya
çalışan evlat.
Bir eli, işlevini bir türlü tam anlamıyla öğretemediği mouse’u kavramış, annesinin sağ omzu üzerinden monitöre eğilmiş. Beyaz oku sabırsız ve seri hareketlerle yönettikçe sayfalar zorluk çıkarmadan açılıyor, fotoğraflar anında büyüyor. Kullanıcı isimleri ve şifreler arkada kalıp, gelen kutusu son sürat önlerine uzanıyor. Yine de, ne kadar özenle anlatırsa anlatsın, tüm bunlar annenin yakın gözlüğünden ve zihninden geri sekiyor; sanal dünyada bu kadın, koca sırt çantasıyla züccaciyeye girmiş bir ilkokul öğrencisi kadar tedirgin, sanal sofrada aceleyle haşlanıp süzülmüş bilginin sıcaklığı ağzını yakıyor. Beyaz tuşlara, gri soru dikdörtgenlerinin cevap kutularına, açma-kapama düğmelerine sendeleyerek, rica eder gibi basıyor. Ona evlat olup, teknoloji tanıtmak da dört işlemi öğrenene kadar kendisine gösterilmiş sabır kredisinin faizli geri ödemesi sanki. Özensiz eğitimle alt limitten ödeme yaptıkça, borç bir türlü bitmiyor.