#52 Filmi ne kendi izleyen, ne
de yanındakine izleten adam
Koltuğa kaykılarak oturduğu gibi, ağzı da yüzünde kaykılmış; odayı büyülü renkler, görülmedik ülkeler, bilinmedik hikayelerle dolduran filmin havasını söndürmek için sessiz bir an kolluyor. Sanki ekranda akıp gidenle küslüğü var, aralarındaki husumet beden dilinden okunuyor: Bacakları, niyetini ele verir gibi sabırsızca kıpırdıyor; sözü edilecek bir detay bulmanın telaşıyla yüzü gerilmiş, mimikleri televizyon ışığında huzursuzca değişiyor.
Ağzından çıkar çıkmaz, filmin önüne gelip dikiliyor sözleri; insan, cüssesinden hiçbir şey göremiyor.