#29 Misafirliğe gidince iştahı
açılan çocuk.
Başka ev, başka kurallarıyla gelir, önyargıları siler süpürür. Bunu çocuk aklı ne bilir?
Masaya oturuluyor; o masanın henüz anısı yok çocukta. Çiçek desenleri çerçeveler porselen tabakları. Renkli peçeteler, incecik camdan su bardakları. Sofranın orta yerinde, göz biçiminde büyük kayık tabaklara özenle yerleştirilmiş, kenarlardan taşmayan suluboya resim gibi koyu turuncu zeytinyağlılar. Soluk yeşil sebzeler içinde inci gibi, pırıl pırıl duruyor.
Çocuk usluca izliyor, servis kaşığına alınan incilerin önündeki tabağa dizilmesini. Daha fazla konacakken, annesi ellerini çocuğun tabağına kapak yapıp, ev sahibine müdahale ediyor: Ondan ölse yemez! Tabağındakileri bile yemeyecek, ziyan olacak vallahi! Misafir için hazırlanmış bu şık sofranın hipnozuna kapılıp, önceden bilmediği bu şekerli tada iştahla çatal batırdıkça annesi şaşıyor.
Şaşkınlıklarını bir seferde bitirme annesi; sırada patlıcan kızartması, sırada üzümlü pilav var.