#22 Herkes yemek yerken
salata sipariş eden kız.
Öğle yemeği için birkaç kişi toplanıp, başka yer bulamadıklarından iş yerlerine yakın bir pastaneye geliyorlar. Asmakatın alçak tavanına bakılınca anaokulu yemekhanesine benzeyen; takım elbiseli bacakların masa altlarına sığamadığı, ağır poğaça yağı kokan bu yerde, birbirinin kopyası siyah kumaş pantolonlarının üstünde ayırdedici renklerde penye bluzlarıyla yanyana diziliyorlar. Kirlenmesin diye PVC kaplanmış menüde imla hatalarıyla Fransızca yemek isimlerine alternatif, diyetle dizginlenen bünyelere salata bölümü. Susama bulanmış tavuklu, beyaz peynirli, hiçbir şeyli olmasa özel isimleriyle rengarenk soslu sözde ama pek gözde salatalar. Hepsi, tam da öğle tatilinde kilo derdini hatırlayan kızların yıkanmamış, kumlu sebze talebini karşılamak için.
Basenleri annesine çekmiş ya da çekmesin diye çabası. Sofraya, gazete eklerinden derlenmiş bir diyetin emirlerine itaat etmek üzere oturuyor. Çatalla bıçakla kibarca salatalıkları keserek, kırıla döküle edilen sözlerin çıktığı ağzına uygun boyuta getiriyor. Marulları katlayarak çatalının ucunda dolma ediyor da, bol limon, tuz ve nezaketle yenebilirliğini arttırdığı salatası bir türlü açlığını sona erdiremiyor.
Mesainin devamında küp küp şekerlenmiş çaylarına yine dost edilecek çekmecesindeki damla çikolatalı Hanımeller, mahallesindeki spor salonu hayallerine duvarkağıdı olmuşken.