Tip of the day

karakter modelleme ltd. şti.

Notes

#21 Elinde naylon poşet

taşıyan adam.

Arkadaşlarıyla buluştukları kafede oturmadan önce masanın üstüne ruhsat ve araba anahtarı koyanlardan değil. Bagajın, torpido gözünün lüksünden uzak yaşayan adam, poşetini kol hareketiyle ileri geri hışırdatarak sesten ince bir iz bırakıyor arkasında. Tabanı yarıya kadar çiğ bir çamur rengine boyanmış ayakkabılarının içinde adımları delibozuk. Gittiği yere, yeni olmadığı kırışıklarından belli poşetinde bir şey götürüyor. Bazen reçetesini doktora yazdırıp, eczaneden aldığı ilaç. Camları parmak izlerinden lekelenmiş okuma gözlüğü. Pili değiştirilip, kurulacak bir saat. Dosyaların içinde noter tasdikli çeşitli evrak ve yarısı bitmiş, çoktan tükenmiş bir tükenmez kalem. Cebe sığmayacak, çanta taşımaya değmeyecek ufak tefek şeyler.

Bir yere yetişmesi gerekmiyorsa, neşeyle sallıyor poşeti. Salıncağın hızının yetersiz kalıp da puf diye yolun yarısında pike yapması gibi, aniden yükselmekten vazgeçip sert plastikten dökülmüşcesine kalıp gibi duruveriyor poşet. Adam telaştaysa, yağmur altında tamamen dolu bir minibüse koşuyor veya otobüs şoförüne yol soruyorsa poşetin ağzı bükülüyor, kolun altına sıkıştırılıyor. Hışırtısına, telaşsız müziğine sabır yok o an. Gerçek hayatın sürücü koltuğunda yalıtılmamış sesi sağır ediyor, meşgul çalıyor poşet taşıyan ellerini yöneten başı.