#11 Eve gitmeyi bilmeyen
dostcanlısı dost
Arıyor veyahut yolda karşılaşılıyor. Nasılsın, bir kahve/çay içseydik? Hay hay, yakınlarda bir kafeye gidelim bari, demeye kalmadan özel seçim mekanlarını seçenek olarak sıralıyor. Anlaşılan bu kısa görüşmeyi uzatma niyeti var. Karşı koyulmaz bir candanlık, hem de iyi dinleyici, karşısındakiyle ilgili aklında tuttuğu anılardan derlediği sorularıyla, ilgisiyle el üstünde tutuyor.
İlk çay gelmeden, statüler güncellendi. Sözün devamını o getiriyor, ince detaya giriyor. Evire çevire anlatıyor da anlatıyor. Bir çaylık denmişti? Şimdi ikinci çayını istiyor. Yok, ben almayayım. Neden, diyecek gibi oluyor. Ben ısmarlıyorum. Derdin bir çay parası olmadığını anlamıyor, karbonatlı acı acı çaylar nehir olup akıyor. Karnı da acıkır, bir süre sonra bir şeyler atıştıralım deyiverir! Peşine takılırsan sert dalganın sahile vurduğu ölü balık gibi, gece yarısı leş gibi bir akılla dönersin eve.