#8 Hayvan sevmekten
utanan adam.
“Erkek dediğin nasıl olur” diye duyduklarından aklına bir şablon döşemiş. Fazla duygu gösterirse, erkekliğine halel geliyor. O sebeple, küçük hayvanmış, kediymiş, köpekmiş, ona gelmez. Bir yerde oturuyorlar, kız arkadaşı incelttiği sesiyle sevinç nidaları atıyor: “İşte bir köpek!” “Şu kedinin güzelliğine baksana, aşkım!” Rahatsız bir gülümseme yerleşiyor yüzüne. “Uyuz it işte!” “Böcek gibi ezerim ben bunu.”
İşler ikiye ayrılır; büyük ve önemli olanlar, küçük ve kızlara göre olanlar. O büyük olanlarının yolunda doğmuş bir kere, aksi olamaz. Köpekse de kocamanı, Alaska kurdu, danuası, illa ki kangalı. Oğluymuş da öğüt verir gibi, mesafeli bir ilişki. Tokatlar gibi okşayacak, o da “ver elini öpeyim babacığım” gibi bakacak. Asıl köpek, öylesi. Acımalık değil köpek, şefkatlik değil. Övünmelik. Tahtının varisi olacak kadar asil. Adeta hayvanlığını unutturacak kadar asil.